
Banyonuzu Gerçekten Sıcak Yapmak (Beklemeden)
Dürüst olalım: Çoğu banyo ısıtıcısı tam bir fiyaskodur. Odadaki havayı ısıtmak için on dakika harcarlar; ancak siz hâlâ üşümeye devam edersiniz.
Biz ise farklı bir yöntem kullanıyoruz: Kısa dalga infraruj teknolojisinden yararlanıyoruz. Hava ile uğraşmak yerine, ısı doğrudan size yönlendiriliyor. Bu, soğuk bir günde güneş ışığının altında durmak gibi bir şey. Hiçbir gecikme yok; anında sıcaklık sağlanıyor.
“Akıllı” Hale Getirmek
Tabii ki sadece bir düğmeye basarak da bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz. Ama neden otomatikleştirip bunu yapmayalım ki?
Bu ısıtıcıları Zigbee veya Wi-Fi ile bağlıyoruz. Böylece odaya girmeden beş dakika önce bile ısıyı başlatabilirsiniz. Odaya girdiğinizde sanki ilkbaharmış gibi hissedersiniz.
Ancak dikkat edilmesi gereken bir nokta var: Bu işlem, akıllı bir ampul takmaktan daha basit değil. Bu ısıtıcılar genellikle 800W ile 2000W arasında güç tüketirler. Eğer ucuz ve yetersiz kapasiteli bir röle kullanırsanız, kontaklar kapanabilir. Donanımın bu yükü kaldırabileceğinden emin oluyoruz ki kablolarınız zarar görmesin.
İdeal Sıcaklığı Elde Etmek
Infrarujun en iyi yanı, çok hızlı bir şekilde maksimum sıcaklığa ulaşabilmesidir. Bu süre saniyeler içinde gerçekleşir.
Çok güçlü oldukları için, bu ısıtıcıları sıcaklık sensörleriyle bağlıyoruz. Böylece banyo küçük bir alanda sauna haline gelmez ve her yerde rahat bir sıcaklık sağlanır.
Unutulmaması gereken bir diğer nokta ise yerleştirme şeklidir. Isıtıcının çok alçakta olmaması gerekir; aksi takdirde bazı bölgelerde aşırı sıcaklık oluşur. Genellikle ısıtıcıları en az 2,1 metre yükseklikte monte ediyoruz. Böylece ısı zeminde eşit şekilde yayılır ve vücudunuzun her yerini ısıtır.
Kabullenebileceğimiz Tercihler
Hiçbir şey mükemmel değildir. Manuel düğmeden akıllı sisteme geçmek, elektrik panosunun kontrol cihazları için biraz daha fazla alan gerektirmesine neden olur.
Ayrıca unutmayın ki infraruj teknolojisi “görüş hattına” bağlıdır. Görebildiği yerleri ısıtır. Eğer kalın bir duş perdesi kullanırsanız, ısı ışınlarını engellersiniz ve hemen sıcaklık düşüşü hissedersiniz.
Ama donmuş zeminler üzerinde yürümek zorunda kalmamak için bu küçük bedeli ödemeye değer.